Page Nav

HIDE

Grid

GRID_STYLE
false

Blog

HİDE_BLOG

Classic Header

{fbt_classic_header}

Header Ad

Güncel Tarifler

latest

ÇITIR ÇITIR %💯 GARANTİ SİMİT TARİFİ

Çıtır çıtır %💯 simit tarifiyle geldim.. Hafta sonuna muhakkak yapın ister maya ile ister ekşimaya ile ölçüleri videoya ekledim...  Ben simi...

Çıtır çıtır %💯 simit tarifiyle geldim.. Hafta sonuna muhakkak yapın ister maya ile ister ekşimaya ile ölçüleri videoya ekledim...

 Ben simidi çok severim  reçeteside çok istendi. Simidin tarihçesini merak ettim ve araştırdım. 
Bu lezzetle bizi buluşturan atalarıma teşekkür ederim.


Bazı tarihi kaynaklarda yer verilen bilgilere göre, simidin geçmişi 14'üncü yüzyıla dayanıyor. Tarihi 1593 olan Üsküdar Şeriye Sicilinde, has undan yapılmış halka biçimindeki bir çeşit ekmek, "simid-i halka" olarak adlandırıldı. Padişah 2'nci Süleyman döneminde ise bir mutfak defterine, çörek ve ekmeğin yanı sıra saraya günde 30 simit tahsis edildiği yazıldı. Ayrıca bazı padişahların, ramazan aylarında iftar davetleri sonrası yollarda saf tutan askerlere simit hediye edildiği biliniyor. Dolayısıyla simide, "padişah hediyesi" sayılacak kadar değer veriliyor. 

Evliya Çelebi, Seyahatnamesinde bu yiyecekten, "simid", "simidi nam çörek", "simid halka" olarak bahsetti. Hekim Bereket Türkçe el yazması tıp kitabı olan Tufet-i Mubariz adlı eserinin son kısmında Tabiat Name bölümünde yemek çeşitlerinden ve hamur işlerinden bahsederken simitten de bahsetmektedir. Yeniçerilerin bir kolu olan “Sekban Sınıfı”na ait fırınlarda çalışmak üzere işe başlayanlara simitçi denmekte, saray fırınında “Simitçi Ustası” adı ile çalıştırılan ustalar bulunmakta idi. Görüldüğü üzere yeniçeriler simidi bolca tüketmişlerdir. 

Evliya Çelebinin seyahatnamesinden İstanbul’da simitçilerin 70 fırında, toplam 300 nefer olarak çalıştığını, bunlardan kimisinin de bağlı olduğu fırınların çırakları olarak fırın hesabına çalıştıklarını öğreniyoruz. Ancak, simitçilerin “Simitçiler, Ekmekçi ve Börekçiler” adıyla dernek kurmaları, 10 

Haziran 1910 tarihinde gerçekleşiyor. Simit’in hayatımızdaki yeri sadece II. Dünya Savaşı yıllarında bir süreliğine boş kalmıştır. II. Dünya Savaşı yıllarında unun az olması nedeni ile bir süre simit yapımı yasaklanmıştır. Çok fazla uzun sürmeyen bu yasaktan sonra un üretiminin normal düzeye çıkması ile yapımı tekrar serbest bırakılmıştır. 

II. Dünya Savaşı sonrası satışında farklı yöntemler denenmiş, poşet içerisinde ve farklı şekillerde satılmaya çalışılsa da lezzetinin bozulduğunun görülmesi üzerine tezgâhta simit satışına tekrar dönülmüştür. 

SİMİT
MALZEMELERİ
Ön maya
25gr ekşi maya veya 6gr kuru maya
75gr ekmeklik un
75gr su
25gr tam buğday unu
20gr bal

500gr ekmeklik un
500gr sarı un
veya 1kg ekmeklik un
400/500 su
50gr tereyağı
20gr tuz/20 su

SİZLERLE OLMAK ÇOK GÜZEL HEPİNİZE AYRI AYRI TEŞEKKÜR EDERİM:) 

Takipte kalın kanalıma abone olun yeni tariflerle burada olucam. Yorum ve beğenilerinizle tariflerimle yola devam😊

 TARİFLERİME BİRKASELEZZET SAYFALARIMDAN ULAŞABİLİRSİNİZ

 @Youtube birkaselezzet 
@İnstagram birkaselezzet 
@birkaselezzet.com 
@twitter birkaselezzet 
@Facebook birkaselezzet 
@pinterest birkaselezzet

Hiç yorum yok